AYIN YAZARLARI

İKTİDARSIZ 6 YAŞINDA

Bundan tam altı yıl önce, “İktidarsız Olalım!” başlıklı bildirgemiz ve altı yazarın katkılarıyla Ekim 2003’te çıktı ilk sayımız. O gün bu gün, yirmiyi aşkın düzenli yazarın, bir o kadar da devamsız yazarın katkılarıyla 45 sayı yayınlayabilmişiz.

Bu altı yıl boyunca Acelesiz Köşe, Ahlaksız Aşklar, Apoletsiz Medya, Asılsız Hikayeler, Ciddiyetsiz Esintiler, Densiz Durumlar, Desteksiz Yazar Koca, Farikasız Alametler, Fındıksız Kurt, Fırçasız Ressam, Fransız Kalmış Yorumlar, Hırssız Hırsız, Hormonsuz Öneriler, Huysuz Köşe, Issız Kalem, Kadrosuz Kalem, Katıksız Metinler, Kılçıksız Yorumlar, Kimsesiz Ruhlar Âlemi, Kokusuz Çeviriler, Kuralsız Edebiyat, Kusursuz Köşe, Münasebetsiz Meraklar, Nedensiz Yazılar, Pervasız Yorumlar, Popsuz Alan, Programsız Alakalar, Rahatsız Köşe, Resmiyetsiz Tarih, Sessiz Arayışlar, Sonsuz Tefrika, Suratsız, Şiirsiz Kalma, Tereddütsüz Fotoğraflar, Tuvalsiz Tablo, Uygunsuz Takıntılar, Vuslatsız Yolculuklar, Yazısız İletişim isimli köşelerde yazılar yayınlamışız… İktidarsız Meclis’te mektuplaşmışız. Uzunca bir süre tüm okurlarımıza açık bir İktidarsız Forum’u canlı tutabilmişiz… Sizden Gelenler’de ayrıca yüzlerce okur yorumuna yer vermişiz. Teklifsiz Esintiler’de okurlarımızın yazılarını sansürsüz, ön elemesiz yayınlamışız. İktidarsız Sohbetler’de ise birer kısa metraj amatör film niteliğinde video çekimler sunmuşuz. Ama her şeyden önemlisi, bu altı yıl boyunca daima her türlü iktidarla, iktidar sahipleriyle ve iktidar kavramıyla olan derdimizi açık sözlülükle, içtenlikle ve dilimiz döndüğünce edebiyatın içinden dillendirmeye çalışmışız.

Altıncı yılımızı tamamlarken, karşınıza bu kez de “Kâğıtsız Yazı” ortak temalı yazılarımızla çıkıyoruz. Bu yazılar aslında başaramadığımız bir projenin ürünü: Üç yıl önce bu ortak izlekli yazıları kaleme alırken, bunları bir kitap olarak yayımlamayı tasarlamıştık, yani sanal dergimizin kâğıda basılı bir kitabında yer alacaktı bu “Kâğıtsız Yazı”lar… İroni tersine döndü: İktidarsız’da bir dönemi geride bırakırken, basılamayan o yazılar, yine kâğıtsız olarak çıkıyor karşınıza…

Siz siz olun, İktidarsız kalmayın!

- İKTİDARSIZ MECLİS -
FİL
Hüsnü Arkan
Hükümetimiz açılım buyurdular; artık açılabiliriz...Epeydir filin kuyruğundan, kulağından, hortumundan tutuyorduk ve hiçbir şeye benzetemiyorduk. Oysa fil fildi. 70’lerin bütün solcu grupları filin fi...
Cevap Mektupları
Zücaciye dükkânı Yiğit Bener
 
 
DERİN DEVLET / DERİN AİLE
Gülayşe Koçak
"Derin devlet” tartışmaları sürerken, aklıma aile ilişkilerimiz geldi. Hangimiz ana-babamızdan veya çocuklarımızdan bazı önemli bilgileri saklamıyoruz? Gerçekten de, herşey konuşulmaz çocukların önünd...
Cevap Mektupları
Ama durun! Şiddet, apayrı bir parametre! Gülayşe Koçak
Tam şeffaflık, hemen şimdi! Yiğit Bener
 
 
AŞKTAN MEDET UMMAK?
Birsen Ferahlı
Huysuz kardeşimiz Nisan yazısında "aşk"ı ve "sevgi"yi dolamış diline. 'Aşk' ve 'sevgi' üzerine binlerce yıldır konuşuluyor, biz neden konuşmayalım... Aşk ve sevgi siyam ikizi gibi yapışık iki sözcük; ...
Cevap Mektupları
Aşk mı? Gerçekten var mı? Ayşe Sarısayın
Yeterince sarhoş olamamak? Yiğit Bener
 
 
BİLANÇO MU DEDİNİZ?
Yiğit Bener
Sevgili Vuslatsız, “Bilanço” yazınızda vuslatı hazza bağlarken, İktidarsız’a yazı yazmadan geçen bir yılın bilançosunu yapmayacağınızı söylüyorsunuz. Gerekçelerinize saygım var, hele böyle sunulmuşla...
Cevap Mektupları
Hortlak kuşak Birsen Ferahlı
İç açmak Yiğit Bener
12
 
 
- BU SAYIDA -
DİLLERİNDE YALAN VAR
Feridun Andaç

Dostoyevski’nin insan ruhunu iyileştiren, düşüncesini de isyanlara düşüren bir yanı vardır. Hangi yapıtında yol alırsanız alın; bir süre sonra yapıt sonlandığında, ‘eski ben’ olmadığınızı hissedersiniz.

KAĞIDA YAZILDI DA NE OLDU?
Birsen Ferahlı

Kağıda yazıldı da ne oldu? Sabahtan akşama, akşamdan geceye, geceden tan vaktine dek iki büklüm… Parmaklar uyuşuk… Sonra matbaanın keşfiyle çılgınlar gibi; binlerce, on binlerce, yüz binlerce cilt yazmak…

FİL
Hüsnü Arkan

kümetimiz açılım buyurdular; artık açılabiliriz... Epeydir filin kuyruğundan, kulağından, hortumundan tutuyorduk ve hiçbir şeye benzetemiyorduk.

KAPI EŞİĞİNDEN
Enis Batur

 Kâğıtsız yazı olur mu?Oluyor, oldu bile, çoktan girdi dünyamıza kâğıtsız yazı, yerini açtı, genişletiyor.

ÜZÜM BUĞUSU YEŞİL GÖZLER
Funda Özgürel

 Çok heyecanlıyım. Onu görmek, onunla tanışmak… Yaptığımın doğru olup olmadığını açıkçası pek kestiremiyorum.

ANLAMLARIN TARİHİ ÜZERİNE
Hüsnü Arkan

 Bir zamanlar, dünyamızdan binlerce ışık yılı uzakta, yalnızca anlamların yaşadığı bir gezegen vardı. Anlamlar, orada bizim hiç olmadığımız ve olamayacağımız kadar özgürdüler.

KİM UÇAR, KİM KALIR?
Yiğit Bener

"Söz uçar yazı kalır” demiş eskiler. Halt etmişler! Çünkü artık devir değişti ve ne verba volent ne de scipta manent!

KÂĞITSIZ, KALEMSİZ YAZI
Erhan Bener

7 Aralık 2007'de yitirdiğimiz yazarımız sevgili Erhan Bener'i, Kâğıtsız Yazı kitabı projesi için yolladığı bu yazısıyla, ölümünün ikinci yılında bir kez daha anıyoruz.

SENSE ASLA

Ünlü Fransız oyuncu Catherine Deneuve’ün “8 Kadın” adlı filmde (8 Femmes, François Ozon, 2002) seslendirdiği “Toi Jamais” adlı şarkıyı (söz/müzik Sylvie Vartan, 1976), Nazan Kızıltan'ın çevirisi ile sunuyoruz. Müziği dinlemek için bağlantıyı tıklayın.

WRITTEN IN THE SAND
Jamal Mahjoub

Yazarımız Jamal Mahjoub’un yazısının çevirisi henüz elimize geçmediği için, şimdilik yalnızca İngilizce orijinal metni yayına alıyoruz...

VLADY

Ekim sayımızdaki yazılara, ünlü devrimci Victor Serge'in oğlu, Rus kökenli ressam Vlady'nin (1920/2005) tablolarının reprodüksiyonları eşlik etmektedir….

KAĞITSIZ YAZI
Ayşe Sarısayın

 Kağıtsız Yazı’ kavramı, ‘yazmak’ ve ‘yaşamak’ sözcüklerini çağrıştırıyor bana ilk anda. Oktay Akbal’ın bir kitabının da adı: ‘Yazmak, Yaşamak’...

SÖZSÜZ
Gülayşe Koçak

 Kendi yansımalarını uzun uzun süzüyorlar. Yeşil gözlerde belli belirsiz bir hayret ifadesi –hani neredeyse bir kaş, belli belirsiz kalkacak… Ne bekliyorduk... Şu büyülü mekânda aynı, tek görüneceğimizi mi?

DÖRT ÇAĞRIŞIM
Ragıp Duran

 Daha Mekteb-i Sultani’de iken yazları Fransız turistlere rehberlik yapmak, Fransızcamızı ve başka yeteneklerimizi geliştirmek farz olduğundan, gerek Van Kalesindeki çivi yazılarını gerekse  Hattuşaş’daki Yazılıkaya’yı merkezine koyuyorum görsel belleğimin.

BİR GÜN GELİR SEN DE UNUTURMUŞSUN
Naim Dilmener

Geçmişe özlem’ dalgası her gün yeni bir albüm çıkarıyor önümüze. İyi de ediyor-oluyor. Özlediğimiz-unuttuğumuz şarkılara, şarkıcılara yeniden kavuşuyor, ‘o günlere’, bugün bulunduğumuz noktadan bir daha bakabiliyoruz.