AYIN YAZARLARI
Kuralsız Edebiyat

 

KAĞIDA YAZILDI DA NE OLDU?

 
 
 

Kağıda yazıldı da ne oldu? Sabahtan akşama, akşamdan geceye, geceden tan vaktine dek iki büklüm… Parmaklar uyuşuk… Sonra matbaanın keşfiyle çılgınlar gibi; binlerce, on binlerce, yüz binlerce cilt yazmak…

Düşünmek…
Yaratmak…

Dünyayı beyninden geçirip onu kendi sözcüklerinle biçimlendirmek.  

Hayal… Ülkü… Acı… Umut.. Anlam…

Evet, belki en çok da bir anlam oluşturmaya çalışmak.

‘Evrim’, ‘yaradılış’, ‘ol’ denilip oluş’, hangi teoriye yaslanırsa yaslansın; ‘insan’ düşünme yetisine sahip olduğu, bir takım ses dizeleri ve işaret sistemleri oluşturup düşüncesini türdeşleriyle paylaşabildiği için diğer canlılardan farklı.

Ama yine de soruyorum: Kağıda yazıldı da ne oldu?

Şimdilerde kağıda yazılmıyor eskisi gibi. Ben de şu anda bir ekrana yazıyorum bu satırları. Son yıllarda, aynen ta ilk zamanlarda olduğu gibi, yalnızca konuşuluyor. Kağıt işlevini tamamladı belki de. Başlangıçta, çok uzun yıllar, yüz yıllar boyunca insanların bir bölümü kağıda yazılmış yazıları çok sevdiler. Kağıtlara yazılanları okudular, orada anlatılanları öğrenip öyle yaşamaya çalıştılar. Başkaları, başka kağıtları okudular. Büyük bir bölümü ise hiçbir şey okumadı, yalnızca yaşama ve avı kapıp yutma içgüdülerini biledi. Sonra farklı okumalar ve okumamışlıklar ‘ötekini’ yok etmeye çalıştılar. Okumak, yazmak, kağıt ve kalem ‘insanın insanı öldürme işi’ni çözmek bir yana, azaltmadı bile. Belki de bilim filan derken, kitlesel silahlarla öldürme işi tavan yaptı. Yaza çize yapıldı hepsi: Fermanlar, emirler, manifestolar, ayrıntılı operasyon raporları, falan, filan.

Besbelli ya kağıt suçlu bu işten ya yazı ya da insan.

Şimdi de deniliyor ki, bilgisayar kağıdı devre dışı bırakacakmış. Bıraksın. Yazmak ve okumak için kağıt kalem kullanılmayacakmış. Kullanılmasın. Aslını isterseniz yazı da kaldırılsın. Bol bol konuşulsun. Yazı yordu, yoruldu; şimdi biraz da ses yorulsun. Suç ortaklarından bir kaçı devre dışı kalsın hiç olmazsa. Ormanlar kurtulsun. Kurtulsun ki, cadı kazanlarını kaynatmak, kitap yakmak, kağıtsız, yazısız yaşayan yeni insanı tasmasından tutup gezdirmek için gereken: yaprağı az, kerestesi okkalı cinsten uçsuz bucaksız balta girmemiş ormanlar sarsın yemyeşil dünyamızı…