AYIN YAZARLARI
Pervasiz Yorumlar

FİL
 

Hükümetimiz açılım buyurdular; artık açılabiliriz...

Epeydir filin kuyruğundan, kulağından, hortumundan tutuyorduk ve hiçbir şeye benzetemiyorduk.

Oysa fil fildi. 70’lerin bütün solcu grupları filin fil olduğunu bağırarak söylüyorlardı. Dahası, dört yüz metre koşucusu M.Ali Aybar’ın TİP’i, 60’larda file fil diyordu.

Ülkemizde, burjuvazi file dokunmayı bile yeni öğrendi.

Bizi yönetenlere bakılırsa, Kürt sorunu diye bir şey yoktu. Onlar fukaralığa mahkum edilmiş, sesleri, solukları çıkmayan bir avuç azınlıktı. Hükümetlerimizin azınlık sorunlarını nasıl çözdüğünü biliyoruz. Hükümetin görevlendirdiği bir meczup, Selanik’teki Atatürk Evi’ne bomba koyar ve Rum komşularımız Türkiye’yi terketmek zorunda kalır. Bahattin Şakir’in milisyonerleri Anadolu’ya iner; geleceğin Türk burjuvazisine toprak açar; binlerce Ermeni ölür, binlercesi yurt dışına kaçar. Çözüm budur.

Ama bu kez yemedi.

Kürtlerin yaşıyor olduğuna ilişkin bir inanç geliştirebilmemiz için masamıza yeterince kağıt kondu. Evet, bu kağıt biraz kanlıydı. Ama bizi yönetenler de kanla yazılmış yazıların dilinden başka bir şeyden anlamıyorlardı.

1982’de Necmettin Büyükkaya ve 35 arkadaşı Diyarbakır cezaevinde yakıldı. Bunu kimse önemsemedi. Ama orada yakılan asıl şey ayrılıkçı olmayan Kürt hareketiydi. Şimdinin yönetenleri böyle bir harekete çok muhtaç...

İzliyoruz ve göreceğiz.

Kürtler bize halk olmayı öğretiyorlar. Doğru ya da yanlış...